Tem
0

Aynı Kabusu Tekrar Tekrar Görmek

Nasıl başlasam diye düşünüyordum ki, yine düşündüğümü yazmakla başlamam geldi aklıma yine her zaman ki gibi…Aslında sık sık kabuslarla uyanan birisi değilim ama yaklaşık yarım saat önce gördüğüm kabus beni yazmama teşvik etti: Arkadaşlarım halı saha maçına gitmişlerdi, evde yalnızdım; her zaman ki gibi çayımı demleyip bir kaç film izledim.Sonra uykum geldi ve yattım.Gözlerimi kapamamla birlikte kendimi on dakika öncesinde, film izlerkenki konumumda buldum.Çekyata uzanmıştım ama film izlemiyordum, sadece bir parça ışık vardı, yerimden kıpırdayamıyordum tüm çabalarıma rağmen…Sonra size tasvir edemeyeceğim birşey ayaklarımdan tutup beni karanlık koridora doğru sürüklemeye başladı.Kendinizi ne kadar çaresiz hissettiniz?İnanın hareket etmek ve bağırmak için tüm gücümü sarfetmeme rağmen sessizce sürüklenmeye devam ediyordum o karanlık koridora doğru ve gözümün önündeki o bir parça ışık koridorun karanlığında kaybolmaya başladı.Daha önce kendimi hiç böyle hissetmemiştim.Karanlığın içine girdiğim an beni bıraktı ve nihayet gözlerimi açıp uyanmamla haykırabildim.Son zamanlarda bu korktuğum ve böylesine çaresiz hissettiğim bir anı hatırlamıyorum.Allah’a şükürler olsun ki uyandım…

İlk kabusum bu değil, daha kötüleri de oldu aslında.Gazi Osman Paşa’da oturduğumuz zamanlarda ilkokul 2. sınıftaydım, 8-9 yaşlarımdaydım tahminen.5 katlı bir apartmanımız vardı ve her akşam çatısından uzaklardaki ışıkların yanıp sönmesini iştahla izlerdim, çocukluk işte, büyülerdi beni hep.O zamanlar, nedendir bilmiyorum ama rüyamda hep binaya girer merdivenleri hızlı hızlı çıkar ve çatıya ulaşırdım sonra telaşla çatıdan atlardım rüyamda: çokta iyi hatırlıyorum ki bu rüyam 3-4 kez tekerrür etmişti.Hayatım boyunca unutamam sanırım bu kabusları…

Not Yazıldığı tarih: Haziran 30th, 2010

Haz
3

Doğum Günüm Kutlu Olsun

Doğum günümü hatırlayıp kutlayan ve iyi dileklerini ileten her bir dostuma saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum.Yanlış anlamayın, doğduğunu 20 yıl sonra farkeden biri değilim ama gerçekten bana gönderilen mesajlar ne kadar önemli biri olduğumu hissettirdi bana.

Peki şimdi ne olacak? 20 de olduysak Allah’ın izniyle 21 de olur; bu böyle giderse varya 60,70 :) Çok güzel yaşlardayım, umarım kendime hakkettiğim hayatı yaşatabilirim.Buradan, bana güzel dileklerini sunup beni mutlu eden tüm arkadaşlarıma, eşime, dostuma bilhassa canyoldaşıma çok teşekkür ediyorum.Sevgi ve saygılarımla…

Son olarak  okumayı seven arkadaşlara; bundan bir sene önce yazmış olduğum surada ki yazımı tavsiye ediyorum :) Orada ki hediyeleri hala bekliyorum, özellikle Natalia’yı =)

Haz
1

Üniversite de İlk Yılımı Bitirdim

Ben, liseyi bile zar zor bitiren o tembel öğrenci bir de üniversite kazanacak üstelik ilk senesinide hafif sıyrıklarla atlatacak; Nostradamus kehanetleri gibi…Halbuki kendimi kasmadan ve bir o kadar rahat yaşadığım, üniversite hayatımın bu ilk yılında ilk dönemden 4, ikinci dönemden de 5-6 tane ders var yazokulunda telafi etmem üzere bırakıldığım.Yinede iyi kötü bir sene daha geçti gözümün önünden koşa koşa… 8O

Maliye programının 2. sınıfına geçtik sayılır.Şimdi öncelikle yaz okuluna gidip kaldığım dersleri vermeye çalışıcam.Sonra da stajımı yapıcam 20 gün.Staj yerimi de dün ayarladım, Bahçelievler’de; biraz uzak ama ne yapalım artık…Zaten oradaki bir hanımefendi ‘Staja alındıktan sonra genelde gelen olmaz , sadece dosya için gelirler, siz gelicek misiniz?’ falan dedi, yani gitmesemde oluyormuş ama benim hiçbir muhasebe-maliye altyapım olmadığından ve fax çekmeyi bile doğru dürüst bilmediğimden dolayı ‘hergün olmasa da çoğu zaman gelirim, en azından fax çekmesini öğrenirim’ dedim.Bakalım bu staj işi de bana iyi malzeme verecek gibi, çalışma ortamını sevdim :)

Bir haftadır çok keyifliyim, arkadaşlarımla unutamayacağımız yeni hatıralara imza attık.Benim şoförlüğümde hafif modifiyeli bir arabayla B.Çekmece’ye gittik, yüzdük, geldik.Arkasından bir mangal yapmışız ki sormayın gitsin…Dün (Pazar günü) ZilDer adlı köy derneğimizin Şile’deki pikniğine katıldık, harika anlar yaşadım.Uzun zamandır rakı içmemiştim, iyi geldi :) İnşaallah mutu bir şekilde ayrılacağım istenbul’dan, birazda hüzün olacaktır elbet…
17 Haziran Çarşamba günü Havsa’ya gidip yaz okulu işlemlerini halledeceğim, gerçi 21′nde başlıyormuş ama tekrar İstanbul’a dönmek anlamsız geliyor.Bu nedenle asıl tatilimi Havsa’ya saklıyorum.Bu kadar fazla ders çalışmam zaten psikolofik olarak buhrana uğramama sebep oldu ama psikiyatrist dostlarım sağolsun :) Sağlıcakla ve selametle…

Haz
0

PES2010 ve Become A Legend

Şüphesiz oyunseverlerin oynadığı en eğlenceli oyunlardandır Pes2010.Arkadaşlarla maç etmenin dışında Became A Legend adlı bölümde daha çok vakit geçiriyorum.Elime bilgisayarı aldığım zaman en az 1 saat oynarım bu oyunu, çok iyi sarıyor boş zamanlarda.Gayet eğlenceli; günün siniririni, stresini ve yorgunluğunu atıyorsunuz.

Become A Legend oyununda yönettiğim karakterleri aşağıdaki ilk resimde görebilirsiniz.Şimdilerde en çok 3. profildeki karakterimle Chelsea‘de oynuyorum (Laf aramızda R. Madrid’le anlaştım aslında).Size bir önerim olacak: transfer dönemlerinde paraya fazla önem vermeyin, transfer olacağınız takımın gücü ve ligteki sıralaması sizin kariyeriniz için önemli bu nedenle hep en iyiye gitmek için sağlam tahtalara basın.
İkinci resim ise UEFA Şampiyonlar Ligi‘nde Middlebrook‘la oynadığım bir deplasman maçının kadrosundaki görünümden ibaret.Drenthe’nin gücüne bakıp aldanmayın, onun performans gücünü arkadaşım yükseltmiş, normal olan benim karakterimin ve diğer karakterlerin performans gücüdür ki gördüğünüz gibi bayağı yol katetmişim, performans gücüm 86.

Oyunu şöyle bi’ özetleyeyim: Become A Legend, kendi karakterinizi oynatarak yükseldiğiniz bir oyun.Oyuncunuzun her türlü özelliğini siz belirliyorsunuz; ayakkabısından  göz rengine kadar…Fiziksel olarak oyuncunuz hazır oldkutan sonra performans gücü yaklaşık olarak 55-60 arasında oluyor.Sonra oynamasını istedğiniz herhangi bir lig seçiyorsunuz ve o ligteki en kötü takımın yedeklerine girmeye çalışıyorsunuz, oynadığınız futbolun güzellikleri çerçevesinde tabi.Yedeklerin as kadrosunda da kendinizi gösterirseniz teknik direktör sizi resmi maçlara çıkarıyor.Eğer iyi oynarsanız çabucak yükselir ve ilk 11′e girebilirsiniz: kupaları kazanmak sadece sizin elinizdedir.Ara transfer ve sezon sonu transferlerde sizi kadrosuna dahil etmek isteyecek iyi takımlar mutlaka olacaktır; böylece kariyeriniz yavaş yavaş kemiklenecektir.Büyük takımlara kadar çıktıysanız diğer lig takımlarından da teklifler gelebiliyor, tabi bunun yanında milli takıma çağırılabiliyorsunuz, şampiyonlar ligi de ayrı bir konu tabi ki.Oyuncunuzun performans gücü yükseldikçe oyun hızı ve oyundan  aldığınız zevk artacaktır.Şimdilik bu oyun hakkında ki tecrübelerim bunlar, sorunuz varsa cevaplayabilirim bu ölçütte.

Ve bugün 06.06.2010 Pazar: Oyuncum Real Madrid‘de ve performans gücü 98 oldu.Transfer parası 5000 pound‘u geçmiyor, bunu çözdüm.Artık eskisi kadar sık oynamıyorum, yeni oyunlar arıyorum.

May
1

Asayiş Berkemal

Selamlar ahalim…Bir kaç haberim var onları verip ayrılacağım sizlerden; yine uzunca bir süre…Havsa MYO’da eğitimime devam ediyorum.Vize notlarımın tamamı açıklanmış, merak eden varsa buradan bakabilir canı sıkıldığında…Çoğu arkadaşım bu notlarla dibi boylayacağımı düşünüyor ama ben onlar gibi düşünmüyorum: zaten dipte yaşayan bir canlı olarak daha kuytu bir yer olmadığını biliyorum.Her neyse, iyidir notlarım: Bir tanesine girememiştim; bir önceki gece bir takımın şampiyonluk umudunun yok olmasına kadeh kaldırmıştık, sabah saat 5′e kadar o kadeh havada kalınca sınavda yalan oldu.Aslında ne yapıp edip sözde mazeret sınavına girerdim ama bunu gururuma yediremezdim, o yüzden kendi cezamı çektim.

Bunun dışında okulun bahar şenliklerine katılmaya çalışıyorum elimden geldiğince: En son geçen perşembe Gece Yolcuları‘nı dinledim: gerçekten harika bir performans sergilediler ve mest ettiler herkesi.Çok eğlendik, iyi de içtik: O akşam eve nasıl gideildim hala kendime inanamıyorum, bu konuda kendime ödül falan vermek isterdim =) Bu arada okulumuzun düzenlediği bölümler arası futbol turnuvaları devam ediyor.Grup maçlarının hepsi tamamlandı: Gruptan çıktık çok şükür!Çeyrek finalde ki rakibimizi de eledik; artık yarı finaldeyiz.Bende güzel duygular bırakan bu güzel serüven inşaallah bizimbirinciliğimizle son bulur, kazasız belasız…

İstanbul’da havala çok iyi değil, mecazen değil; sahiden de kötü.Yağmurla karşılandık ama umarım güneşin yüzünü güldürerek uğurlanırız.Aslında buraya gelmişken Büyükçekmece’ye gidip biraz yüzmek isterdim ama ne vakit var ne de para more!

Diyeceğim budur, selametle…

May
1

Okuyom Ben Yua!

Selamlar ahali;
Okul, ev ve internet cafe üçgeninde devam ettirmeye çalıştığım eğitim hayatım son vizelerde resmen boka sarmış durumda.Yetmezmiş gibi yok doğum günü partisi yok ev partileri..Okuyom ben yaa bi siktirin gidin :oops:   Zaten internetim yok evimde, zaman geçirmek için paso futbol oynuyorum, turnuvalara katılıyorum; sırf zaman geçsin diye.Turnuvalar demişken: kendimi gösterdiğime inanıyorum.Herkes memnun futbolumdan :D Nerde kardeşim bu pırlanta gibi bilekleri keşfedecek kaşifler? :P Neyse, rahatsız etmeyin bak söverim; Okuyom Ben Yaa!

Nis
0

Yansımaları Gölgesi

Bugün Hadımköy’de bir işim vardı otobüse bindim.Otobüste şoförün hemen arkasındaki gidiş yönüne ters olarak ayarlanmış yere oturdum.Ben oturduğum 3′lü koltuğun en sağındaydım, yanımda da adamlar falan…Sol tarafta oturan çok hoş bir kız vardı; sürekli camdan dışarıyı seyrediyordu; arada yüzünü çevirip istikamet yolumuza bakıyor, sonra tekrar cama çeviriyordu yüzünü: çok dikkatimi çekti.Bir 5 dakika sabit baktım böyle kıza, sonra o tam yüzünü çevirirken hemen başımı öne eğdim.Hava karanlıktı; dışarıyı izleyeyim dedim, cama bir baktım: kızın silüeti camda!Yani camlar ayna gibi olmuş, cama baktığında yanındakilerin ne yaptığını görebiliyosun.O an kızardı yüzüm biraz, ama demek ki o da beni izliyordu camdan :) Aklımda kalmış yazmassam uyuyamazdım :D

Şub
0

Bugün Güzel Bir Gündü

Selamlar ahali…

Nam-ı diğer ’15 tatil’ im yarın son buluyor, Edirne’ye gidiyorum üniversite vesilesiyle.İlk dönemden kalan 4 dersimi vermek için çalışmalara başlıyıcam (sözde), ve özgürlüğümün sınırlarını biraz daha genişleticem hayırlısıyla…

Biraz bugünden bahsedeyim: ilk dönemin bitişinden itibaren sözde tatil olarak geçirdiğim şu son 2-3 hafta çok yoruldum; tatil değil, resmen iş hayatına atıldım yeniden.Ama bugün uzun süredir yapmak istediğimiz şeyi yaptık arkadaşlarla: Recep İvedik 3‘ü izledik.Film hakkında: güzel bir başlangıç ve akıcı bir senaryo vardı.Resmen millet gülmekten altına zıçtı.Müthiş sahneler vardı ama gelgelelim filmin sonu izleyicilerin bilhassa benim eklediğim gii değildi, pek komik bir son yaşamadık son 10 dakikada.Onun haricinde film harikulade idi, tavsiyemdir, gidin sinemada izleyin ama bizim gibi en önden yer almayın :)

Filmden sonra Beşiktaş maçı vesilesiyle biraz acele ile karışık yola koyulduk.Aklıma PCNET‘in friendfeed’de gördüğüm güzel hali takıldı ve gidip aldım şubat sayısını.Dergileri severim ama pek takip edemiyorum fiyatları vesilesiyle…Eve geldim, dergiyi açtım çok sevindim: PES2010 ve GTA 4‘ün Posteri vardı.PES2010′un olması çok sevindirdi.Havsa’daki evimin duvarları boş boş duruyordu, şimdi biraz güzelleşecek.Ayrıca çıkartmalarda var: yine PES2010, Google,Twitter,Facebook,Knight…Resim de çektim :)