Mar
0

Mağfiret Mahkemesi

Ey huzur tabiatının gözü kanlı katili,
Aç gözlerini de gör şu alemi
Dökülen susamış bir yaprak değil,
Dökülen ab-ı hayatta değil;
Dökülen yıpranmış, solmuş bir mevsim:
İsyankar olayım diye,Hüda arar durur neslim…
—————————————————-
Ey cibilliyetimin büyük katibi,
Aç yüreğimi de koy kendini
Bildiğin körelmiş bir bıçak değil,
Bildiğin ah-u zar da değil;
Bildiğin yıpranmış, solmuş bir neyim:
Gönülde hissedeyim diye, nefes arar durur bendim…
—————————————————-
Ey alemlerdeki maddi buhran sahibi,
Aç kulaklarını da dinle şu ademi
Duyduğun hasım naraları değil,
Duyduğun ab-ı revanda değil;
Duyduğun yıpranmış, solmuş bir resim: *
Zevk-ü cefa haktır diye, Teber Rabb’a olur teslim…
Teber 2009


Bazı sözcük ve sözcük gruplarının kullandığım anlamları:
Huzur Tabiatı:  Huzurun Doğası
Alem: Dünya
Ab-ı Hayat: Yaşam Suyu
Hüda: Doğru Yolu Gösteren, Hidayet Eden
Cibilliyet: Geçmiş
Katip: Kaderi Yazan, Hak
Ah-u Zar: Derin Acı mak, İnlemek
Ney: Üflemeli bir çalgı, Tasavvufi bir alet.
Bendim: 1)Bent:Set çekmek 2)Kendim
Maddi Buhran: Dünyevi Kazanç Hastalığı
Adem: Ademoğlu, İnsan
Hasım Naraları: Düşman Sesleri
Ab-ı Revan: Gönül rahatlığı, Gerçek Yaşam
Zevk-ü Cefa: Hak İçin Zevk ile Cefa Çekmek
Teber: Mahlasım, ben Coşkun Teber .
Rabb: Yaratan, Allah

Not: Bu şiiri kaba taslak olarak yazmam 1 saatimi, blogum için düzenleyip, şiiri tekrar elden geçirmem, yayımlamaya hazır hale getirmem ise 2-3 saatimi…Ama manevi olarak kendimi dile getirdiğim, bilhassa kendim olabildiğim ilk şiirim diyebilirim.Şiirde bütünlük yakalamaya çalıştım.Birşeyler anlatabildiysem ne mutlu bana.Selametle kalın…

Mar
3

Nurullah Genç – Yağmur (Naat)

Geçenelerde Nahnu’yu gezerken çok hoş bir videoyla karşılaştım (adresi Burada).Nurullah Genç adlı bir üstadımızın yazdığı eşsiz bir eseriyle ilgili: Adı Yağmur…Yağmur bir naattır.Peygamber Efendimiz (s.a.v.) için yazılmıştır.Nurullah Genç ‘Yağmur’ naatının nasıl bir atemosferde yazıldığını ve kendi ruh halini anlatıyor bir aşağıdaki programda: Ayrıca bir yarışmaya katılışını ve Yağmur’un birinciliği haketmesini de tabii…Naat o kadar hoş bir ahenkle yazılmış ki; sözler o kadar anlamlı ki, anlatamam…Dinlemenizi ve dinletmenizi tavsiye ederim, Selametle kalın…

Nurullah Genç – Yağmur [Naat]
http://video.google.com/videoplay?docid=-4916029364942921400

Mar
4

Kendini Arayan Adam: Rubin

Ailesinin Ateist olarak yetiştirdiği Avusturalyalı Rubin adlı bir kardeşimiz, uzun araştırmalarının sonunda Hak dini İslam’ı keşfetmiş ve müslüman olmuş.Ateist olarak yetiştikten sonra zorlu bir döneme giren (anne-babası ayrılmış, arkadaşı ve bir köpeği ölmüş) Rubin, Hristiyanlık’tan başlayarak, Yahudilik, Hinduizm ve Budizm gibi dinleri araştırmış; sorularına yanıt bulamayınca; önceleri ‘terörist dini’ olarak gördüğü İslam’ı da araştırmış.

Kur’an’da aradığı tüm yanıtları bulan Rubin (şimdiki adı Ebu Bekir), bu süre zarfındaki dönemini de bir seminerde samimi bir şekilde dile getirmiş.İslam’ı seçmek için bir işaret bekleyen Rubin, istediği işareti alamıyınca elindeki Kur’an’ı son bir kez kontrol eden Rubin şu ayeti görmüş:

…İçinizde işaret arayanlar için size zaten yeteri kadar göstermedik mi?Etrafınıza bakın, yıldızlara bakın, güneşe bakın…(ZARİYAT SÜRESİ 20-21)
Bilgilendirme için AYTAÇ KARAOĞLU‘na teşekkür ediyorum.

http://video.google.com/videoplay?docid=-2829267874131222228

Kaynak

Ara
0

Gör Kendini

Usandı bu asi ruh,sığamaz oldu etten kemikten kabuğuna,
Herkes bir köşeye çekilmiş;gülüşür,seni tanırlar hüzüne bağlılığınla.
Elimde değil gözyaşlarım,Rabb birkez düşürmüş hüznü çamuruma,
Kendimi anlamsız dizelere vurdum,kayboldum yalnızlığımla.
—————————————————————————-
Biliyorum hiçkimseler bulamaz beni şu hüzün denilen dipsiz çukurda,
Sırılsıklam şimdi ruhum ve koşup durur gönlüm sevgi yağmurunda.
Çekip gidiyor bir bir sevdiklerim,hasret kaldığım gülücük bavullarında,
Halim halsiz halde bekler bir köşede lakin bu haykırışlarım kimin umrunda…
—————————————————————–————
Hattatın çizdiği şu yüze bir bak;iyi niyetler bakabilirsen görünür hak,
Hallac-i Mansur gibi,her cehaletin önünde diyiver sende En-el Hak!
Sen kendini bil yeter,onlara göre bazen kara olursun bazen ak.
Cahil olup da kırma kalemi,ya onu kaleme sür yahut yak!

Teber   2008

Ara
0

Buruk Geçen Bayramlar

Selamualeyküm ahali!Hepinizin mübarek Kurban Bayramı’nı tekrar tebrik ederim.Güzel bir bayram oldu bugün,ibadetlerimizi yerine getirmenin verdiği huzurla dolaştım büyüklerimi.Bayramımı tebrik eden tüm kardeşlerime de burdan saygılarımı yolluyorum,sağolun.Bu bayramıda yaşadık Allah’a hamdolsun.Gel gör ki bayramda olsa Rabb’im bizleri sınamaya devam ediyor.Annemden ayrı gayrı ilk bayramım ve küçük kardeşimden…Anne,ellerinden öperim,sağlıcakla kal,umarım tez olur dönüşün.Ege :) sana ne desem anlamıyorsun zaten,öpüyorum yanaklarından,mübarek bayramınız kutlu olsun.
Bayramımın tadını kaçıran bir diğer olayda iş arkadaşımın yaptığı kazaydı;İş makinesi kullanan arkadaşımın bayramdan 1-2 gün evvel öncesi çalıştığı bir işte 1 kişi ölmüş.İş makinasıyla kanal kazarken kanal uçmuş orada çalışan bir işçinin üzerine;ölmüş(Allah rahmet eylesin,yakınlarına sabır versin).Arkadaşım Fatih,iş makinesiyle çalıştığı için suç onun üstünde kalmış.Bugün aradım telefonu annesi açtı,ağlıyordu :( .Fatih’i cezaevine atmışlar,gözaltına almışlar.1 hafta sonra falan mahkemesi varmış,Allah yardım etsin,Allah anasına babasına sabır versin inşaallah.Umarım herşey en kısa zamanda yoluna girer.Allah sabır versin cümlemize,iyi bayramlar…

Ara
0

Mübarek Kurban Bayramımız Kutlu Olsun

Kurban Bayramı (Arapça: عيد الأضحى; ‘Īd al-’Adhā, Farsça: عید قربان; Eid-e Gorbān), Müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram. Zilhicce ayın onuncu, onbirinci ve onikinci günlerine ‘ Eyyâm-ı nahr ‘ (Kesme günleri) ve bir önceki gün olan Zilhicce ayın dokuzuncu gününe Arefe denir. Kurban Bayramı, aynı zamanda İslam âleminin her yıl Mekke’de hac farizasını ifa ettikleri vakittir.

Kurban Bayramı, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olun birçok ülkede dinî bayram olmasının yanı sıra resmî tatil ilan edilir. Ramazan Bayramı ile beraber İslam dinindeki en önemli iki bayramdan biridir.
Bayramda Bayram Namazı kılınır ve Bayram hutbesi okunur.
Arefe
günü ikindi namazından itibaren bayramın son ikindi namazı dahil her farz namazdan sonra teşrik tekbirleri okunur:

Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd.

Yarın,islam aleminin en büyük bayramlarından birini;Kurban Bayramı’nı kutlayacağız Allah(c.c.)’ın izniyle.Bizlere bu günleri gösterdiği için O’na sonsuz hamdolsun.Tüm mümin kardeşlerimin mübarek Kurban Bayramı‘nı kutluyorum.Allah günahlarımızı bağışlasın,Hak adaleti için savaşan ve can veren kardeşlerimizden razı olsun,rahmetini,bereketini ve rızasını esirgemesin üzerimizden,yardıma muhtaç her kuluna bin deva nasip eylesin,kurbanlarımızı kabul etsin,bizleri her türlü kötülükten korusun,affetsin,dosdoğru mümin olmayı nasip etsin(Amin).

Kas
0

Arabistan’ın Kuzeyindeki 1300 Yıllık Yazı

Suudi Arabistan’da bulunan 1300 yıllık bir duvar yazısı, Kuran-ı Kerim hakkında yüzyıllardır akıllarda olan bir soruyu cevaplandırabilir: Kuran’a sonradan eklenen ve bazen anlam konusunda da tartışmalara neden olan aksan işaretleri, İslam’ın ilk çağlarında da kullanılıyor muydu?

Suudi Arabistan Turizm Yüksek Komisyonu’nda yer alan Arap araştırmacılardan Ali ibn İbrahim Gabban, ülkenin kuzeybatısında eşiyle birlikte yaptığı gezide, tarihi bir keşfe imza attı.

Gabban söz konusu gezide, üzerinde şu ifadenin kazılı olduğu bir kayayla karşılaştı: “Allah’ın adıyla; ben, Züheyr, bunu Ömer’in öldüğü zamanda, dördüncü yılın 20’sinde yazdım.”

Kızıl kumtaşı üstünde yer alan ve silik bir halde bulunan yazının, 1300 yıllık olduğu yapılan inceleme sonucu ortaya çıktı. Yazıda geçen tarih, miladi olarak 644 yılına rastlıyor. Bu durumda, bahsedilen Ömer’in, 644 yılında şehit edilen Hz. Ömer olduğu tahmin ediliyor. Yazıyı yazan Züheyr adlı şahsın ise, muhtemelen Suriye-Mekke arasında yol alırken mola veren bir hacı adayı olduğu sanılıyor.

Kuran’ın yazılı hale getirilmesinden önceki döneme rastlayan ve Arapça’nın eldeki en eski ikinci yazılı metni olan duvar yazısının “son derece önemli bir buluş” olduğunu belirten Ali ibn İbrahim Gabban, tarihi bulguları, “Arap Arkeolojisi ve Epigrafisi” adlı dergide yayınladı.

Ünlü belgesel kanalı Discovery Channel’ın haber sitesi de, “İslam’ın en eski yazıtı, Kuran ile ilgili bir sırrı çözebilir” ifadesini kullandı.

İlk sahabeler kaldırdı
Tarihçiler, yüzyıllardır, Kuran’ın ilk örneklerinin neden imla işaretlerini içermediğini tartışıyordu. Kelimelerin vurgusunu, hatta bazen anlamını bile değiştiren inceltme ve kesme işaretleri gibi ayırt edici imler, Hz. Muhammed’in vefatından çok sonra Kuran’a eklenmişti.

Ali ibn İbrahim Gabban, keşfinin, 1300 yıl önce de İslam’ın kuruluş coğrafyasında “tam teşekkülü bir imla sistemi” olduğunu kanıtladığını öne sürüyor. Keşfedilen duvar yazısında noktalama işaretleri ve harekeler yer almasa da, şekilleri birbirine benzeyen sessiz harfleri ayırt edecek aksan işaretleri var.

Gabban, “ilk sahabelerin Kuran’ı aksan işaretlerinden arındırdığını” belirterek, “Böylece Müslümanların, Peygamber’e indirilen Kuran’ı, farklı Arap lehçelerinde de okuyabilmesine cevaz verilmiş ve ayrıca, kelimelerin iskeletlerinin, içerdikleri tüm anlamları taşımasına imkan sağlamıştı” diyor.

Batılıların mazereti kalmadı
Discovery News’a konuşan İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi Arapça ve Ortadoğu Araştırmaları Profesörü Robert Hoyland da, keşfin önemini doğruluyor. En eski Kuran mushaflarının 652-680 yıllarından kaldığını belirten Hoyland, Batılı akademisyenler, Kuran vahyinin aksan işaretlerini de içerecek biçimde kağıda aktarıldığını kabul etmediğini, “madem ilahi değil, o halde imla işaretlerini değiştirebiliriz” diye düşündüklerini hatırlatıyor. Ayetlerin anlamını da değiştirebilen bu yaklaşımın İslam alimlerinin hoşuna gitmediğini ifade eden Hoyland, “Artık elimizde olan Kuran metnini değiştirmek isteyen Batılı bilimadamlarının daha az mazereti var” diye konuşuyor.

Hz. Ömer suikastı
Öte yandan 1300 yıllık duvar yazısı, Hz. Ömer’in ne zaman öldürüldüğü konusundaki soru işaretlerini de büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Hz. Ömer’i, 7 Kasım 644’de, İranlı bir askerin camide bıçakladığı ve İslam’ın ikinci halifesinin iki gün sonra şehit olduğu kabul ediliyordu. Yazının altına 644 yılını işaret eden hicri tarihi not düşen Züheyr’in, muhtemelen bu cinayete bizzat şahit olduğu belirtiliyor.

Ana mushaflar işaretsizdi
Mehmet Nuri Yılmaz (Eski Diyanet İşleri Başkanı): Kuran-ı Kerim, Hz. Ebubekir döneminde kitaplaştırıldı. Onu teşvik eden ise Hz. Ömer’di. Hz. Ömer, “Peygamber kendi döneminde vahiy sürdüğü için Kuran’ı kitaplaştırmadı. Vahiy sona erdiğine göre, artık bu işte hayır vardır” demişti. “Ana mushaf” dediğimiz ilk Kuran örnekleri Hz. Osman döneminde Kureyş lehçesine göre yazıldı, çoğaltıldı ve İslam coğrafyasına dağıtıldı. Bunlara “ana mushaf” diyoruz.

O dönemden kalan iki ana mushaftan biri Özbekistan’dadır. Onu yerinde görmüştüm. Gerçekten de yazımında noktalama işareti, hareke, vs. bulunmaz. İmla işaretleri Peygamber’den çok sonraları kondu. Zaten bunlar anlamı pek değiştirmez. Keşfedilen duvar yazısını incelemek gerek. Fakat orada bahsedilen kişi, Hz. Ömer’in torunu, Emevi halifesi Ömer bin Abdülaziz de olabilir. Tarihlendirmeyi nasıl yaptılar, bilmiyorum.

Yazı stili uyuyor ama yargıya varmak zor
Nihat Hatipoğlu (İlahiyatçı, Hürriyet yazarı): İslam’ın ilk döneminde Arapça yazı Kûfi tarzdaydı. Sülüs ve diğer yazı stilleri sonradan çıktı. Keşfedilen taştadakiler de ilk dönem yazı karakterlerine benziyor. Yazıda, “Ben Züheyr, Ömer 4’te vefat etti” ifadesi geçiyor. Aradaki bir kelimeyi okumak zor. Yazıdaki Züheyr, sahabelerden Kab bin Züheyr’e işaret ediyor olabilir. Ama tek bir buluntudan yola çıkarak, Kuran-ı Kerim ve Arap alfabesiyle ilgili tarihi detayları bir anda yok sayamayız. Tarihi bir levha olarak kıymet ifade eder, ama buradan bir yargıya varmak zor. Öyle ki, yazının hicri 70 yılından sonra yazılmış olma ihtimali de var. Nitekim Ebu Esved ilk harekelemeyi 69 yılında yapmış, Haccac döneminde de imla düzenlemeleri tamamlanmıştı.
Emre Kızılkaya/Hürriyet   Kaynak

Kas
0

Michael Jackson Müslüman Oldu


Dünyaca ünlü süperstar Michael Jackson müslüman olmuş.Müslüman olmasında en büyük etken olarak ilahi şarkılarıyla ytanınan ünlü sanatçı Yusuf İslam‘ı gösteriyor.Önceleri yaptığı şarkılarla milyonlarca insanı kendine hayran bırakan,sonrada geçirdiği başarısız ameliyatlar ve ve skandallarla duyduğumuz bu ünlü sanatçı artık müslüman bir kardeşimiz.Hak yolunu ona izah ettiği için ve onu bizden biri yaptığı çinde Yusuf İslam’a çok teşekkür ediyoruz.Michael Jackson müslüman olduktan sonra kendisine mustafa ismi önerilmiş ama o kendine Mikail adını uygun görmüş.Umarım manevi anlamda kendini tamamlar.Allah kusurllarını affetsin,Allah hem Mikail’den hemde Yusuf kardeşmizden razı olsun=)