Yaklaşık 2 sene oldu; bıkmadan, usanmadann dinliyor, hala hüzünleniyorum bu şarkıyla.Şarkının sahibi Karaçalı (a.k.a. Muhmmed Ali), Şarkının adı ise ‘Evim‘.Uzun zamandır takip ettiğim hiphop sanatçılarından olan Karaçalı’nın ‘Şimdi Git Zombi’ isimli albümünde bulunan bir parça.Sözlerde ki derinlik olsun, Karaçalı’nın, tarzıyla yarattığı o atmosferde hissettirdikleri ve o melodiler olsun, insanı kendinden geçiren bu kadar hoş ve bu kadar yürekten bir şarkı dinlemedim: beni bu kadar etkileyen…Öncelikle müziği dinleyin, sonra sözleri mırıldanarak tekrar dinleyin, daha sonra karaçalı’nın myspace adresine gidin ve ‘Uzak‘ enstrumentalini dinleyin, sonra gidin ölün…
Karaçalı – Evim
[audio:http://www.teberzade.com/wp-content/karacali_evim.mp3]
Karaçalı – Evim (Şarkı Sözleri-Şiiri)
Pandora açıl, pandora kapan
Zati kiralıksın, sahibin ben değilim
‘Yarım tablet aspirinle geçer belki’ diye diye
Kustum bütün gece; kendimde değildim
Duygusal sondaj, derin depresif travma
Haleti ruhiyem pert; hissis biranda
Yavaş yavaş derine inen sızı bilmem
Saat kaç-bir çift göz- küllük ve akan makyaj..
Kıytırık manevra
Bozuk balans soluk surat
Hiç dolumsuz boş alan
Zombi ölümü bekler oysa heran
Geçirdiğin hastalıkla sınan
Yine de değer hayat
Yaşamak için buna inan..
Sırf valiz.. koyacak kostumum yok
Sırf nefes.. almak için hiç gerek yok
Sırf kafes.. içine beni tıktıkları
Sırf insanım diye bunca yük vede bunca toz…
Tatminim zor, kader yaver desem yalan
Hadisem ol, kibrim yalnız-yansız iyot
Martı kokulu bir şarap bize kalan
Bilse belki böyle olsun istemezdi anam babam..
Kutsal ürper.. tapın ki senide tanrı sansın
Pişmanlığın tende açılan en derin yaraysa
Seni boğan canavar içtiğin soğuk sularsa
Kadın kılığına girmiş şeytanımdan merhaba…
Davetiyenize kartvizit bayan baş kavalye,
Kes kurdeleni misafir et..
Zıt.. aşkım cenaze
Seyr-ü cürmümeşhut bir nota ki cinayet
Tenine sarılı mesut halde dün seviştik
Yok keramet..
İçim ferah bugünde geçti, ezil nedamet
Evet hamaset yerini al, gücüm vesayet
İzini sür-çiz
Sırtım layık ver emanet
Fethetmişti gönlü tarihi bir esmer zerafet…
Pandora açıl..
Pandora kapan..
Yatağımda bıraktığın yüzün
Kalk oradan..
Tek noktada asılı kalan yüzlerce ayrıntı
Kırılan yüzündeki aynadan hayatım alıntı…
Ahşaptan damlayan tiner
Parkeye bulaşan şiir
Küvette yatan çocukluğum
Eeski evim… Eski sihir…
Kurtlanmış pencereden düşümü bölen kiriş
Çatısı açık içindeyim:
Üstüm başım pas-kir
Bulunduğum durum birinci tekil
Tüm tatlar ekşi
Teneke dibinde kalan tortu
Simsiyah rengi
Hep kıyısız bırakan boşluk
Çok nadir gel-git
Çok sarhoştum biyeri soydum
İşte orası benim, evim…

Subscribe
Siteye ÜYE OL