Tem
0

Havsa’da Sokak Kültürü

Üniversite dolayısıyle bulunduğum Edirne’nin Havsa ilçesinde, göze hoş gelen sokak kültürünü yansıtan graffiti öğelerine sıklıkla rastlayabilirsiniz.Aşağı yukarı bütün çizimleri gördüm ufak bir kasaba olduğu için.Gayet başarılı eserler var, sizinle paylaşmak istedim.Havsa gibi bir yerde graffiti görmek aslında hiç umduğum birşey değildi ama gelince gördüm ki ufak bir kasaba dahi olsa sokak kültüründen izler taşıması gayet hoş.Sokak kültürü dedik madem: efendim, sadece duvarlara güzel güzel çizimler değil, romanlar da sokağa zaman zaman renk katabiliyor çalgılarıyla.Kendilerine özgü melodilerle ve şiveleriyle çok renkliler; İstanbul’da gördüğüm bütün düğünler bir araya gelse, Havsa’da ki bi kızanın sünnet düğünü bile onların düğününden daha eğlenceli geçer, adamların kanında var kardeşim :) Neyse, işte sokakta gördüklerimiz…

not: orijinal boyutlar için resime tıklayabilirsin.


Continue Reading…

Kas
0

Böyle Böyle

Selamlar ahali…Yorucu bir vize dönemini geride bırakmış bulunuyorum.Hergününe bir sınav sığdırılan,gece 3′te yatıran bir hafta…Ama neysek, korktuğum başıma gelmedi ve sınavlarımın büyük bir bölümü iyi geçti.Vizeleri bitirdik, şimdi kafa tatili yapıyoruz bir hafta; ondan sonra da Kurban Bayramı var: bildiğin istirahat ve ibadet dönemi yani.

Bugün İngilizce vizesi vardı son olarak.İlkokul ve lise deneyimlerimle yaptım.Havsa MYO‘daki İngilizceci öğretemiyor yada öğretilecek şeyleri bilmiyor.09:30 da sınava girdik 10:00 da çıktım, doğru eve gittim.Hazırladım bavulu ve sonra bi çay içtim; 12:35 İstanbul biletim arka cebimdeydi, biraz heyecan vardı açıkcası.Yolculuğa bir saat kala çıktım, terminale doğru yürüdüm.Birkaç arkadaşımı daha gördüm, aynı arabayla gittik hemde İstanbul’a ama koltuk numaram 2 idi ve yanımda yaşlılığa adım atmış bir adam vardı, Cengiz Abi…Muhabbet açıldı, hoşbeş ettik kıvamında, ilk mola yerinde indik, bana bi çay ısmarladı sağolsun; bir de sigaramı yaktım: açık havada çay ve sigara, rakı ile balık gibi dostmuş meğer.Cengiz Abi 20 senedir içmiyormuş, nasihatlerde bulundu vesselam.Yaklaşık 2,30 saat sonunda indim ve evimin yolunu tuttum, sonrası bilindik manzaralar…

İnternetsizdim Havsa’da, laptop aldık ama internet olmayınca bi boka yaramıyor meret.Evimde hazır bağlantı var ne güzel, her geldiğimde elimi tutup hoşgeldin diyor eski klavyem, öptürüyorum elimi.

Eki
0

Miss Gibi Şehir

Selamlar ahali…Öncelikle herkesin Cumhuriyet Bayramını kutlarım.Dün Edirne’nin Havsa ilçesindeydim: 29 Ekim çerçevesinde düzenlenen hoş bir kutlama vardı.İki bayan sanatçı bizleri gecenin ayazından korumak için sürekli oynak parçalar söylediler, bir süre sonra millet coşup çıldırmaya başladı tabi…Slow şarkılarla kendime geldim, uzun zamandır böyle güzel bir kutlama görmemiştim.Müzik sistemleri o kadar güzeldi ki; ilk defa kulağı tırmalayan bir ses duymadım böyle bir organizasyonda.Nostalji parçaları dinledikçe ‘nerde lan benim extram’ diye sağa sola haykırışımı arkadaşlarım gülerek onayladılar.Güzel bir final oldu ve uğurlandı bayramımız.Bu sabah Havsa MYO’da matematik dersim vardı,önce derse girdim, sonra da 12:35 İstanbul biletimle evime…

Bizim mevkii (Akçaburgaz / Esenyurt / İstanbul) ben yokken orospu olmuş, öyle dedi arkadaşım :D Bi’ görseniz sokakları tekrar söküyolar, bilmem kaçıncı kez oluyor bu…Herneyse olumlu düşünelim, özlemişim lan :D Güzel bir haftasonu porgramı yapıp değerlendirmek gerekirdi ama havalar çok kötü, planlarım suya düşer diye yapmıyorum, malum sel baskını olabilir.

Çok yalnız kaldım oralarda, psikolojik savaşların yanı sıra, gölgem gibi beni takip eden buhrandan gündüzleri gördüğüm güzel kadın silüetleri koruyordu beni.Aslında özledim ben kimilerini, kimilerinin de üstüne sifon çektim.Hayat  güzel, şimdilik bu kadar, selametle millet!

Eki
0

Bir Haftalık Havsa/Edirne Deneyimim

Öncelikle herkese selamlar…Bir hafta önce üniversiteler başlamıştı; bugün ilk hafta bitti bende atladım otobüse istanbule geldim, şimdi yazıyorum…

Okul hakkında birçok endişem vardı: Hocalar, yönetim, ortam, dersler vs…Ama birçok endişemin yersiz olduğunu gördüm.Edirne Üniversitesi, Havsa MYO‘nun Maliye bölümünde okuyorum.İlk dersler bilindiği üzre tanışma ve kaynaşma faslıdır.Derslerimize giren hocaların bir bölümüyle tanıştım, sohbet ettim; yeni ve güzel arkadaşlıklar edindim.Şuan çok güzel gidiyor herşey.Evde yaşamak çok zormuş, onuda öğrendim; bir sürü sorunla karşılaşacaksınız eğer böyle bir deneyim yaşama potansiyeliniz olursa…

Biz dört çocukluk arkadaşıyız, üniversitede aynı yer kısmet oldu çok şükür :) Bunun verdiği artılarla evde güzel bir ortam kuruldu: herkes görevinin ve sorumluluklarının bilincinde.Yemek konusunda yetersiz kalıyor bilgimiz ve becerimiz ama doyuyoruz yumurtanın binbir farklı yemeğiyle…

Çok para harcıyoruz, ıvır zıvır çok sömürüyor cebimizi: zaten fast food takılıyoruz çoğu zaman, mecburen…İnanılmaz bir deneyim.Havsa tamda emeklilik sonrası yaşanacak yerdir..İlçenin büyük bir bölümünü yaşlı nüfus oluşturuyor.Genç nüfus ise üniversite öğrenccilerinden oluşuyor.Çok kız var ama çook :)

Ayağımın tozuyla bilgisayar başına geçtim, yazdım hemencecik :)

Eyl
0

Siz Bu Satırları Okurken, Ben Çok Uzaklarda Olacağım

Selamlar ahali…Ömrümün en güzel mevsimini geçirmek üzere üniversite yollarına düşüyorum.Birazdan yola çıkıp; Edirne’nin Havsa ilçesinde tuttuğumuz evimize gidip yerleşeceğiz.Arkanda sevdiklerini bırakıp gitmek çok zor inanın, hele de aşıksan…Aklımda ebeveynim, gözlerimin önünde küçük kardeşim ve yüreğimde yarimle gidiyorum İstanbul’dan…

Birçok sorunu ve sırrı beraberimde götürüyorum; sadece bavuluma sığmayanları bırakıyorum sizlere…Eğer planlarım yolunda giderse artık İstanbul’a 2-3 sene sonra anca dönebileceğim, yok yok hatta dönemeyeceğim.. Üniversite bitince askerlik var birde :???: Üniversiteyi kaç senede bitireceğim de meçhul tabi.Ya sabır!Dayatılanlarla yaşamak zorundayız, değil mi?

Ailemi çok özlerim herhalde ama benim aklım sevgilimde, yarimde kalacak gibi…Zorunlu ayrılışım, inşallah kötü sonun habercisi olmaz bu sefer.Sanırım en çok O’nu özleyeceğim :sad:

Gidişimle birlikte birçok işim yarım kalacak bir süreliğine.Benden hizmet görenler bana mail/msn adresimden ulaşsınlar…

Görüşmek Üzere Şimdilik Hoşçakalın…

Ağu
0

Kaydımı Yaptırdım: Trakya Üniversitesi/Havsa MYO

Selamlar ahali…Bugün çok hareketliydi: Babam sabah 07:00′de beni kaldırdı.Sonra Kemalettin’e ve Sefa’ya haberverdim, geldiler; Yarı ayık yarı bayık düştük Edirne yollarına…Git git bitmiyor: yaklaşık 200 km’lik bir yol Edirne ile bizim aramız.Babam 100 km’yi gittikten sonra direksiyona ben geçtim.Yollar sessiz, sakin…Zaten Edirne de köy gibi; şehirleşme hareketleri henüz oluyor.Ama şirin bir beldeymiş Havsa, küçük bir yer.Neyse: gittik Trakya Üniversitesi’ne aldık sıramızı: bu sırada da eksik olan birkaç dosyamızı tamamlamaya çalışıyoruz.Yaklaşık 1000 insan yavrusu vardı ve 20′şerli olarak içeri alındık.Benim sıra numaram 622 idi, Sefa 623, Kemo 624…Beraber gittik hallettik işlemleri falan.Oruç olmanın birçok dezavantajını da gördük: ayıptır söylemesi fıstık gibi kızlar vardı xD Bekleye Bekleye 12′yi bulduk.Bir saat sonra da sıra bize gelmişti.Ordan Havsa MYO’ya gittik detayları öğrendik.Sonra evimizi tuttuk, harika bir ev (gelmek isteyenler mesaj atsın :p İftara 3-4 saat kala yola koyulduk, anca yetiştik.İftarımı yaptım ve bilgisayarımın başına geçtim, birazdan da Sefa, Ahmet, Kemo ile mekana gidicez, takılıcaz biraz.Sevdik biz Havsa’yı, her ne kadar boktan olsada.Darısı tüm lise sonların başına diyelim…Allah akıl, fikir versin bize bol bol, evimizden kız eli, cebimizden nakit teri akmasın :)

Ağu
0

Şimdi de O Asker: Hakan İvgen

Sanırım burda yollar ayrılıyor…
Beta grubu olarak askerlik ve üniversite gibi sebeplerden dolayı yollarımızı ayırmamız gerekmekte.lk olarak Beta’dan kopan parça Ekrem‘di: askere gitti, şimdi usta birliğinde, yolu yarıladı sayılır.Şimdi sıra Hakan‘da; bugün askere uğurlayacağız Allah’ın izniyle.Kendisi Konak/İzmir‘de Bahriyeli :) İnşaallah hayırlısıyla dönecekler…

Dedik ya Beta’nın yolları ayrıldı diye…
Ekrem ve Hakan’da gruptan ayrıldı şimdilik.Ben, Sefa ve Ahmet üniversite deneyimi için Trakya Üniversitesi/Havsa MYO‘ya gidiyoruz.Bir de yine ilkokul arkadaşlarımızdan biri olan Kemalettin Güneş var…4 arkadaş Trakya’ya okumaya gidiyoruz.Ben Maliye onlar ise Muhasebe ve Vergilendirme öğrencisi.Yaklaşık 3-4 sene okuruz herhalde.Sonra hep beraber askere :) Biz okulu bitirdiğimizde Ekrem’le Hakan’ın boy boy çocukları olacak :) Ama Allah’ın izniyle hep beraber olacağız.Şimdilik Hakan’a da hayırlı teskereler diliyoruz; Selametle…

Bizim bir Beleştepe hatıramız vardı ki… =))))

Beş Kişilik Beleştepe

Biz her akşam beraber takılırız, 5-6 kişilk bir takımız.Bir gün yine akşam, mekandayız (Ben, Sefa, Hakan).Ahmet‘le Ekrem tartışmışlar bir olay yüzünden; birbirleriyle konuşmuyorlar.Neyse bunları mekana çağırdık.Uzaktan birisi bize doğru geliyor, elinde bir bira şişesi, diğer elinde sigarası…Ekrem’miş :) ‘Ne oldu’ dedik: Ahmet’e kafası bozulmuş, bira almış falan filan fıstık mıstık xD Sonra ‘Hadi Taksim’e gidelim!’ demez mi.Biz ‘manyak mısın oğlum, ne yapıcaz bu saatte hem otobüs falan bulamayız…’ gibisinden geçiştirmeye çalışıyoruz, bu bizi ikna etmeye çalışıyor.Sonra ahmet geldi; başı öne eğilmiş, hüzünlü suratıyla yanımıza oturdu.Ekrem yine başladı ‘hadi Taksim’e, hadi Taksim’e’ diye…Ben: ‘Sefa gelirse bende gelirim’ diyorum, Sefa: ‘Hakan gelirse ben de gelrim’ diyor, Hakan: ‘Ahmet gelirse bende gelirim…’ bu böyle on dakka ondan ona, ondan ona dolaştı.En sonunda Ahmet’le tekrar tartıştılar; sonunda biraz barışır gibi olunca ‘Tamam’ dedik ‘Hadi Taksim’e…’Yol mevzusu da komik ama neyse geçiyorum…Geldik Taksim’e.İstiklal’i falan geziyoruz: etraf seyyar meleklerle dolu: Ben şu yaşıma kadar böyle pislik bir yer görmedim.Hani Pompei diye bir şehir varya, Allah’ın lanetlediği şehir, işte oraya doğru giden bir yerdir İstiklal.Her neyse, sonra biz Beleştepe’ye gittik, İnönü’nün tam karşısına yani, gece orda kalıcaz, hazırlık yapıyoruz.Ben ve Hakan orda durduk diğerlerini yiyecek-içecek almaya gönderdik, göndermez olaydık.Bunlar gitti, etrafımız tinercilerle, sokak serserileriyler doldu.Hakan telaştan, korkudan ikide bir Ekrem’i arayıp ‘Eko, Eko, burası karıştı oğlum çabuk gelin…’ gibisinden şeyler söylüyor.Biz bunlarla uğraşırken onlarda alışverişle uğraşıyor,geziyor: Bu arada da Emret Komutanım dizisinde oynayan Laz Cemal‘le karşılaşmışlar.Biz de onlar gelecek diye umut ediyoruz…Yaklaşık 1 saat sonra geldiler, kahkalarla…Bir anlatıyorlar, bir anlatıyorlar sormayın.O gece korkuyla komediyi birarada yaşadık gibi birşey.Sonra içtik, yedik vs…Birimiz nöbette, diğerleri uyuyor falan.Sabah bir kalktık, kimin eli kimin cebinde belli değil: zaten üzerimize çiğ düşmüş, donuyoruz.Ben, Ahmet ve Hakan yatarken; Sefa’yle Eko’da İnönü’nün çevresinde çıplak çıplak resim çekiniyordu.Hey gidi =)